Abdülhamit Bombalı Saldırıdan Nasıl Kurtuldu ?

Hayal

New member
II. Abdülhamid’e Yönelik Bombalı Suikast ve Kurtuluşu

Osmanlı padişahlarından II. Abdülhamid, 21 Temmuz 1905 tarihinde gerçekleşen bombalı suikast girişiminden şans eseri kurtulmuştur. Bu saldırı, dönemin en etkili ve radikal örgütlerinden biri olan Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnak Sütyun) tarafından düzenlenmiştir. Söz konusu suikast planı, büyük bir titizlikle hazırlanmış ve başarıya ulaşması halinde Osmanlı tarihinin seyrini değiştirebilecek nitelikteydi. Ancak Abdülhamid, kaderin bir cilvesiyle bu suikasttan sağ çıkmayı başardı.

Suikast Planı ve Gerçekleşme Süreci

Saldırı, Ermeni Komitecileri tarafından uzun süredir planlanıyordu. Planın temel unsuru, II. Abdülhamid’in her cuma günü Yıldız Camii’nde kıldığı Cuma namazıydı. Padişahın, namaz çıkışında camiden arabasına bindiği esnada patlatılmak üzere zaman ayarlı bir bomba düzenlenmişti. Suikastçılar, bomba yüklü bir fayton hazırlayarak padişahın tam çıkış anında infilak etmesini planlamışlardı.

Abdülhamid Nasıl Kurtuldu?

II. Abdülhamid’in bu suikasttan kurtulması, alışılmış rutinlerinden birinin o gün tesadüfi olarak değişmesiyle mümkün olmuştur. Normal şartlarda padişah, camiden çıktıktan hemen sonra faytonuna binip saraya dönüyordu. Ancak suikast günü, cami çıkışında Şeyhülislam Cemaleddin Efendi ile kısa bir sohbet gerçekleştirdi. Bu beklenmedik duraksama, bombanın patlama anını kaçırmasına sebep oldu. Çünkü bombanın zaman ayarı, padişahın tam olarak camiden çıkış zamanına göre ayarlanmıştı. Abdülhamid’in birkaç dakika gecikmesi, bombanın patladığı sırada onun olay yerinde bulunmamasını sağladı.

Suikastın Sonuçları

Bomba patladığında birçok kişi hayatını kaybetti ve yaralandı. Resmi kayıtlara göre en az 26 kişi öldü, 58 kişi yaralandı. Ölenler arasında saray görevlileri, askerler ve halktan kişiler bulunuyordu. Patlamanın şiddeti, olay yerinde büyük bir yıkıma neden oldu. Ancak padişahın hayatta kalması, Osmanlı yönetimi açısından büyük bir şans olarak değerlendirildi.

Suikastın Arkasında Kim Vardı?

Saldırıyı düzenleyen grubun Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnak Sütyun) olduğu ortaya çıktı. Örgütün amacı, Osmanlı yönetimine baskı yaparak Ermeni taleplerini kabul ettirmekti. Planı hazırlayan kişiler arasında Belçikalı anarşist Edward Joris de bulunuyordu. Joris, bombanın hazırlanmasında kritik bir rol oynamıştı. Ancak suikast başarısız olunca yakalanarak yargılandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. Daha sonra Abdülhamid’in affıyla sürgüne gönderildi.

II. Abdülhamid Suikasttan Sonra Ne Yaptı?

Bu suikast girişimi, II. Abdülhamid’in güvenlik tedbirlerini daha da artırmasına neden oldu. Zaten oldukça temkinli bir hükümdar olan Abdülhamid, sarayda daha sıkı önlemler aldırdı ve kişisel korumasını güçlendirdi. Ayrıca, Ermeni komitacılara yönelik baskılar arttı ve birçok kişi tutuklandı.

Benzer Suikast Girişimleri Oldu mu?

Evet, Osmanlı tarihinde padişahlara yönelik birçok suikast girişimi yaşanmıştır. II. Abdülhamid de hayatı boyunca birçok suikast tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır. Ancak Yıldız Camii saldırısı en ciddi ve organize olanlarından biriydi. Daha önce de çeşitli bireysel suikast girişimleri olmuş, ancak etkili güvenlik önlemleri sayesinde padişah zarar görmemiştir.

II. Abdülhamid’in Suikasttan Kurtulması Tesadüf müydü?

Bu olayda tesadüfün büyük bir rol oynadığı söylenebilir. Eğer padişah her zamanki gibi doğrudan arabasına binseydi, patlama anında orada olacaktı ve sonuç çok daha farklı olabilirdi. Ancak aynı zamanda Abdülhamid’in tedbirli karakteri ve disiplinli yönetim anlayışı da suikastın başarısız olmasında etkili olmuştur.

Abdülhamid Suikasttan Sonra Ermenilere Karşı Nasıl Bir Politika İzledi?

Suikast girişimi sonrası Abdülhamid, Ermeni meselesine daha sert bir tutum sergiledi. Özellikle Osmanlı Devleti’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren Ermeni komitacılara karşı ciddi tedbirler alındı. Ancak padişah, tüm Ermenileri değil, yalnızca isyana karışanları hedef aldı. Zira Osmanlı Devleti’nde yaşayan Ermeniler arasında sadık vatandaşlar da bulunuyordu.

Sonuç

II. Abdülhamid’e yönelik bu bombalı saldırı, Osmanlı tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kaydedilmiştir. Suikastın başarısız olması, padişahın uzun yıllar tahtta kalmasını sağlamış ve Osmanlı yönetiminin güvenlik politikalarını daha da sıkılaştırmasına neden olmuştur. Eğer bu suikast başarılı olsaydı, Osmanlı tarihinin seyri büyük ölçüde değişebilirdi. Ancak kaderin bir cilvesi, Şeyhülislam ile yapılan kısa bir sohbet, Osmanlı padişahının hayatını kurtarmış oldu.