Davlumbazın diğer adı nedir ?

Ilay_34

New member
Davlumbazın Diğer Adı Nedir? Mutfaktan Toplumsal Cinsiyet, Sınıf ve Eşitsizliklere Uzanan Bir Tartışma

Mutfakta yemek yaparken o tanıdık cihazın uğultusunu duyarız: Davlumbaz çalışır, buharı ve kokuyu içine çeker. Günlük hayatın son derece sıradan bir parçasıdır. Peki hiç düşündünüz mü; mutfak gibi sıradan görünen bir alan, toplumsal cinsiyet, sınıf ve hatta ırk/etnisite ilişkilerini anlamak açısından neden bu kadar önemli olabilir?

Önce en basit sorudan başlayalım. Davlumbazın diğer adı çoğu zaman “aspiratör” olarak kullanılır. Ancak teknik açıdan bu iki kavram her zaman birebir aynı ürünü ifade etmeyebilir. Davlumbaz genellikle ocak üzerinde konumlanan, daha büyük gövdeli ve bacalı veya bacasız modelleri bulunan havalandırma cihazıdır. “Aspiratör” ise halk arasında hem davlumbaz hem de farklı tipteki mutfak hava emiş cihazları için kullanılan daha genel bir ifadedir.

Benim burada kişisel deneyim iddiam yok; dolayısıyla “evimde şunu yaşadım” gibi gerçekte sahip olmadığım bir deneyimi anlatmayacağım. Bunun yerine, gündelik mutfak deneyimlerini araştırmaların ortaya koyduğu verilerle birlikte ele almak daha sağlıklı. Çünkü bir mutfak cihazı üzerinden bile görünmeyen emeğin kim tarafından üstlenildiğini tartışmak mümkün.

Davlumbaz Neden Sadece Bir Mutfak Cihazı Değildir?

Davlumbazın temel görevi oldukça nettir: Yemek pişirme sırasında ortaya çıkan koku, buhar, yağ parçacıkları ve bazı kirleticilerin mutfak havasından uzaklaştırılmasına yardımcı olmak.

Fakat davlumbazın bulunduğu mekân olan mutfak, toplumsal açıdan nötr bir alan değildir. Tarih boyunca birçok toplumda yemek hazırlama, temizlik, bulaşık, alışveriş ve çocukların beslenmesi gibi işler kadınlıkla ilişkilendirilmiştir.

Buradaki mesele “kadınlar mutfağı sever, erkekler sevmez” gibi basit bir genelleme değildir. Asıl mesele, bu işlerin kimin sorumluluğu olarak kabul edildiğidir.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 Zaman Kullanım Araştırması, 15 yaş ve üzerindeki kadınların günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika hanehalkı ve aile bakımına zaman ayırdığını gösteriyor. Çalışan kadınlarda bile bu süre 2 saat 38 dakika iken çalışan erkeklerde 47 dakika. Veri Portali

Dolayısıyla “kim yemek yapıyor?” sorusu aslında “kimin zamanı evin devamlılığı için kullanılıyor?” sorusuna dönüşebiliyor.

Mutfaktaki Görünmeyen Emek ve “İkinci Vardiya”

Bir kişinin yemek pişirmesi yalnızca yemeğin hazırlanmasından ibaret değildir.

Menü düşünmek, alışveriş listesi hazırlamak, eksikleri fark etmek, alışveriş yapmak, sebzeleri yıkamak, yemek pişirmek, masayı hazırlamak, bulaşıkları kaldırmak, tezgâhı temizlemek ve davlumbaz filtresinin ne zaman temizleneceğini hatırlamak da işin parçasıdır.

Bu nedenle ev işlerini yalnızca “kaç saat temizlik yaptın?” şeklinde ölçmek yetersiz kalabilir. UN Women'ın 2026 tarihli çalışması da zaman yoksulluğunun, çoklu görevlerin ve işlerin cinsiyetlere göre farklılaşmasının sosyal eşitsizliği anlamak açısından önemli olduğunu vurguluyor. UN Women Data Hub

OECD araştırmaları da ücretsiz ev işlerinin ekonomik açıdan önemli olmasına rağmen geleneksel ekonomik göstergelerde çoğu zaman görünmez kaldığını belirtiyor. Yemek yapmak, temizlik ve bakım gibi faaliyetler piyasada satın alınabilecek hizmetler olmalarına rağmen ev içinde ücretsiz yapıldıklarında ekonomik değer hesaplarının dışında kalabiliyor. OECD+1

Burada davlumbaz küçük ama anlamlı bir örnek haline geliyor. Cihazı satın almak ekonomik bir karardır; fakat onu temizlemek, filtresini değiştirmek ve mutfağın bakımını takip etmek çoğu zaman “iş” olarak görülmez.

Asıl tartışılması gereken de belki budur: Bir iş ücretlendirilmediğinde gerçekten iş olmaktan çıkar mı?

Kadınların Deneyimleri: Sadece Fiziksel Emek Değil

Kadınların ev içindeki konumunu konuşurken bütün kadınları aynı deneyime sahipmiş gibi düşünmemek gerekir. Evli bir kadının deneyimi, yalnız yaşayan bir kadının deneyimiyle aynı değildir. Çalışan bir kadının durumu, ev dışında çalışmayan bir kadının durumundan farklı olabilir. Çocuk sahibi olmak, yaşlı veya engelli bir yakının bakımını üstlenmek, ekonomik koşullar ve aile yapısı da tabloyu değiştirebilir.

Buna rağmen araştırmalarda ortak bir örüntü görülüyor: Ev içi ücretsiz emeğin önemli bir bölümü kadınların üzerinde kalmaya devam ediyor.

OECD'nin güncel değerlendirmelerinde Türkiye, Meksika ve Portekiz gibi ülkelerde kadınlarla erkekler arasındaki ücretsiz çalışma farkının günde 200 dakikanın üzerinde olduğu belirtiliyor. Aynı kaynak, kadınların ücretli ve ücretsiz işleri birlikte değerlendirdiğinde erkeklerden daha uzun toplam çalışma sürelerine ulaşabildiğini aktarıyor. OECD

Bu durum kadınların yalnızca “daha fazla iş yapması” anlamına gelmez. Zamanın nasıl bölündüğü de önemlidir.

Örneğin bir kadın işten geldikten sonra yemek hazırlıyorsa, aynı anda çocuğunun ödevini takip ediyor, ertesi günün alışverişini düşünüyor ve mutfağın temizliğini planlıyorsa, burada fiziksel emekle birlikte zihinsel yük de ortaya çıkar.

Dolayısıyla kadınların deneyimini yalnızca “ev işi yapıyorlar” şeklinde özetlemek eksik kalır.

Erkeklerin Rolü: Yardım Etmek Değil, Sorumluluğu Paylaşmak

Burada erkekleri tek bir davranış kalıbına indirgemek de doğru olmaz. Ev işlerini eşit biçimde paylaşan, yemek yapan, çocuk bakımını üstlenen ve evin sorumluluğunu birlikte taşıyan çok sayıda erkek var.

Ancak çözüm odaklı bir yaklaşım açısından önemli bir ayrım bulunuyor: “Yardım etmek” ile “sorumluluğu paylaşmak” aynı şey değildir.

“Eşim yemek yaparken ben de yardım ediyorum” cümlesinde yemeğin asıl sorumluluğunun eşte olduğu varsayılabilir.

Bunun yerine bir erkeğin alışveriş listesini kendisinin oluşturması, yemek planlaması, pişirmesi, mutfağı temizlemesi ve davlumbazın bakımını takip etmesi, işi gerçekten paylaşmak anlamına gelir.

OECD'nin araştırmaları, ev içi işlerdeki cinsiyet farklarının yalnızca kişisel tercihlerin sonucu olmadığını; eğitim, ekonomik kaynaklar, kamu politikaları ve toplumsal normların da bu dağılım üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. OECD+1

Bu yüzden çözüm yalnızca “erkekler biraz daha fazla ev işi yapsın” demekten ibaret değildir. Çocuklara küçük yaşta ev işlerinin cinsiyete göre ayrılmadığını öğretmek, bakım hizmetlerine erişimi artırmak, çalışma yaşamını aile sorumluluklarıyla uyumlu hale getirmek ve ev içi emeği görünür kılmak daha geniş çözümlerdir.

Sınıf Meselesi: Ev İşini Kim Yapıyor?

Konuyu yalnızca kadın-erkek ekseninde ele almak da önemli bir eksiklik yaratır. Çünkü ekonomik sınıf, ev işinin nasıl dağıtıldığını ciddi biçimde değiştirebilir.

Geliri yüksek bir aile, temizlik veya yemek hizmeti satın alarak ev içindeki bazı işleri başka bir kişiye devredebilir. Geliri düşük bir aile ise aynı işi kendi üyeleri arasında paylaşmak zorunda kalabilir.
 
Üst