Ilay_34
New member
Pardon Neden Kullanılır? Basit Bir Kelimenin Arkasındaki İletişim Farkları
Günlük konuşmada “pardon” kelimesini o kadar sık kullanıyoruz ki çoğu zaman neden söylediğimizi düşünmüyoruz. Birine çarptığımızda “pardon”, duymadığımız bir şeyi tekrar ettirmek istediğimizde “pardon?”, bazen de birinin sözünü keserken “pardon ama…” diyoruz. Hatta bazı durumlarda kelime, doğrudan özür dilemekten daha hafif ve mesafeli bir ifade gibi bile algılanabiliyor.
Benim ilgimi çeken nokta tam burada başlıyor: Aynı kelime neden farklı durumlarda bu kadar farklı anlam taşıyor? Bir erkek “pardon” dediğinde bunu yalnızca pratik bir iletişim aracı olarak mı görme eğiliminde, bir kadın söylediğinde ise ilişkisel veya duygusal bir anlam mı yükleniyor? Yoksa bu ayrım sandığımız kadar keskin değil mi?
Bence ikinci ihtimal çok daha gerçekçi. Araştırmalar kadınların ve erkeklerin özür ve nezaket davranışlarında bazı ortalama farklılıklar gösterebildiğini ortaya koysa da, “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” şeklindeki kesin genellemeler bilimsel açıdan savunulabilir değil. Özellikle kültür, yaş, statü, içinde bulunulan ortam ve kişisel iletişim tarzı sonucu ciddi biçimde değiştirebiliyor. PubMed+1
Pardon Tam Olarak Neden Kullanılır?
“Pardon” kelimesinin günlük Türkçedeki temel işlevlerinden biri, karşıdaki kişiden bir şeyi tekrar etmesini istemektir. Örneğin:
“Toplantı saat üçte başlayacak.”
“Pardon?”
Buradaki “pardon”, özürden çok “Söylediğinizi duyamadım, tekrar eder misiniz?” anlamındadır. Cambridge Dictionary de İngilizcedeki “pardon?” kullanımını, kişinin söyleneni duymadığında veya anlamadığında tekrar istemesi şeklinde tanımlar. Cambridge Sözlüğü
İkinci kullanım ise doğrudan nezaketle ilgilidir. Birinin önünden geçerken, hafifçe çarparken veya istemeden rahatsızlık verirken “pardon” demek, yapılan küçük ihlali kabul ettiğimizi gösterir.
Üçüncü kullanım ise biraz daha karmaşıktır:
“Pardon ama bu söylediğinize katılmıyorum.”
Burada “pardon”, gerçek anlamda özürden çok, yaklaşan itirazı yumuşatan bir nezaket işareti haline gelir.
Dolayısıyla “pardon” kelimesini tek başına “özür” olarak değerlendirmek eksik olur. Kelimenin anlamı, cümlenin tamamına ve sosyal bağlama göre değişir.
Erkeklerin Bakış Açısı: Daha Çok Pratik Bir İletişim Aracı mı?
Erkeklerin “pardon” kullanımını objektif, işlevsel ve veri odaklı bir çerçeveden değerlendirdiğimizde ilginç bir tablo çıkıyor. Burada özellikle altını çizmek gerekir: “Erkekler duygusal değildir” gibi bir iddia bilimsel bir sonuç değildir. Sadece bazı araştırmalarda erkeklerin belirli durumları kadınlara kıyasla daha düşük düzeyde “özür gerektiren olay” olarak değerlendirebildikleri görülmüştür.
Schumann ve Ross'un 2010 yılında Psychological Science dergisinde yayımlanan iki çalışmasında kadınların erkeklerden daha fazla özür dilediği görülmüş, fakat önemli bir ayrıntı ortaya çıkmıştır: Kadınlar daha fazla özür dilemelerinin yanında daha fazla “rahatsız edici davranış” bildirmiştir. Özür gerektiren olayların oranına bakıldığında ise kadın ve erkekler arasındaki fark ortadan kalkmıştır. Araştırmacılar, temel farkın erkeklerin bazı olayları özür gerektirecek kadar ciddi görmemesi olabileceğini ileri sürmüştür. Sage Journals+1
Bu, günlük hayatta şöyle görünebilir:
Bir erkek metroda birinin ayağına hafifçe bastığında “pardon” deyip yoluna devam edebilir. Onun açısından iletişim tamamlanmıştır: hata fark edildi, karşı tarafa bildirildi ve düzeltildi.
Aynı olay başka bir kişi açısından ise “Pardon”dan fazlasını gerektirebilir. Karşı taraf özrün tonuna, yüz ifadesine veya davranışın ardından kişinin durup durmadığına önem verebilir.
Buradaki fark “erkekler kaba, kadınlar hassas” şeklinde açıklanamaz. Daha doğru açıklama, insanların bir davranışın sosyal ağırlığını farklı değerlendirebilmesidir.
Kadınların Bakış Açısı: Kelimenin İlişkisel Boyutu
Kadınların “pardon” veya özür ifadelerini daha duygusal ve toplumsal bağlamda değerlendirebildiğini söyleyen çalışmalar bulunuyor. Ancak bunu biyolojik veya değişmez bir kadın özelliği gibi görmek doğru olmaz.
Janet Holmes'un iletişim üzerine yaptığı araştırmalar, özürlerin yalnızca “hata yaptım” mesajı olmadığını; konuşmacının karşı tarafın alanına müdahale ettiğini fark ettiğini ve sosyal ilişkiyi düzenlediğini gösteriyor. Özür, bu nedenle bir tür sosyal nezaket stratejisi olarak da işlev görüyor. OUP Academic+1
Örneğin bir kadın iş arkadaşına:
“Pardon, sözünü kestim.”
dediğinde burada yalnızca konuşmayı bölme eylemini kabul etmek yoktur. Aynı zamanda “Seni dinliyorum, söz hakkına saygı duyuyorum” mesajı da bulunabilir.
Fakat aynı davranışı bir erkek de gerçekleştirebilir. Dolayısıyla mesele cinsiyetten çok kişinin iletişim tarzı ve bulunduğu sosyal çevreyle ilgilidir.
Üstelik 414 Türk ve Britanyalı üniversite öğrencisinin verilerini karşılaştıran Çiler Hatipoğlu'nun çalışması, cinsiyet ile özür davranışı arasındaki ilişkinin kültür ve sosyal çevreden bağımsız düşünülemeyeceğini gösteriyor. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri, kadınların ve erkeklerin her durumda geçerli tek tip iletişim biçimlerine sahip olmadığıdır. ResearchGate
“Pardon” ile “Özür Dilerim” Aynı Şey mi?
Bence tartışmanın en önemli noktalarından biri burası.
“Pardon” ile “özür dilerim” her zaman aynı ağırlığa sahip değildir.
Birinin yanından geçerken:
“Pardon.”
demek oldukça doğal ve hafif bir nezaket ifadesidir.
Ama bir arkadaşınızı ciddi biçimde kırdıktan sonra:
“Pardon.”
demek yetersiz kalabilir.
Böyle bir durumda “Seni kırdığım için özür dilerim” ifadesi daha açık bir sorumluluk kabulü içerir.
Bu nedenle “pardon” kelimesinin avantajı, küçük sosyal sürtüşmeleri düşük maliyetle çözmesidir. Dezavantajı ise ciddi bir olayda kullanıldığında yüzeysel veya kaçamak algılanabilmesidir.
Aslında iletişimde önemli olan kelimenin kendisinden çok, kelimenin olayın ağırlığıyla uyumlu olup olmadığıdır.
Veriler Bize Gerçekten Kadınlar Daha Çok Özür Diliyor mu Diyor?
Kısmen evet, fakat hikâye bundan daha karmaşık.
Schumann ve Ross'un araştırmasında kadınlar daha fazla özür bildirmiştir. Ancak kadınların daha fazla olay bildirmesi, özür gerektiren olayların oranında belirgin bir kadın üstünlüğü olduğu anlamına gelmemiştir. Araştırmacıların açıklaması, kadınların ortalama olarak bazı davranışları daha ciddi veya özür gerektirici değerlendirebilmesidir. Psikolojik Bilim Derneği
Günlük konuşmada “pardon” kelimesini o kadar sık kullanıyoruz ki çoğu zaman neden söylediğimizi düşünmüyoruz. Birine çarptığımızda “pardon”, duymadığımız bir şeyi tekrar ettirmek istediğimizde “pardon?”, bazen de birinin sözünü keserken “pardon ama…” diyoruz. Hatta bazı durumlarda kelime, doğrudan özür dilemekten daha hafif ve mesafeli bir ifade gibi bile algılanabiliyor.
Benim ilgimi çeken nokta tam burada başlıyor: Aynı kelime neden farklı durumlarda bu kadar farklı anlam taşıyor? Bir erkek “pardon” dediğinde bunu yalnızca pratik bir iletişim aracı olarak mı görme eğiliminde, bir kadın söylediğinde ise ilişkisel veya duygusal bir anlam mı yükleniyor? Yoksa bu ayrım sandığımız kadar keskin değil mi?
Bence ikinci ihtimal çok daha gerçekçi. Araştırmalar kadınların ve erkeklerin özür ve nezaket davranışlarında bazı ortalama farklılıklar gösterebildiğini ortaya koysa da, “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” şeklindeki kesin genellemeler bilimsel açıdan savunulabilir değil. Özellikle kültür, yaş, statü, içinde bulunulan ortam ve kişisel iletişim tarzı sonucu ciddi biçimde değiştirebiliyor. PubMed+1
Pardon Tam Olarak Neden Kullanılır?
“Pardon” kelimesinin günlük Türkçedeki temel işlevlerinden biri, karşıdaki kişiden bir şeyi tekrar etmesini istemektir. Örneğin:
“Toplantı saat üçte başlayacak.”
“Pardon?”
Buradaki “pardon”, özürden çok “Söylediğinizi duyamadım, tekrar eder misiniz?” anlamındadır. Cambridge Dictionary de İngilizcedeki “pardon?” kullanımını, kişinin söyleneni duymadığında veya anlamadığında tekrar istemesi şeklinde tanımlar. Cambridge Sözlüğü
İkinci kullanım ise doğrudan nezaketle ilgilidir. Birinin önünden geçerken, hafifçe çarparken veya istemeden rahatsızlık verirken “pardon” demek, yapılan küçük ihlali kabul ettiğimizi gösterir.
Üçüncü kullanım ise biraz daha karmaşıktır:
“Pardon ama bu söylediğinize katılmıyorum.”
Burada “pardon”, gerçek anlamda özürden çok, yaklaşan itirazı yumuşatan bir nezaket işareti haline gelir.
Dolayısıyla “pardon” kelimesini tek başına “özür” olarak değerlendirmek eksik olur. Kelimenin anlamı, cümlenin tamamına ve sosyal bağlama göre değişir.
Erkeklerin Bakış Açısı: Daha Çok Pratik Bir İletişim Aracı mı?
Erkeklerin “pardon” kullanımını objektif, işlevsel ve veri odaklı bir çerçeveden değerlendirdiğimizde ilginç bir tablo çıkıyor. Burada özellikle altını çizmek gerekir: “Erkekler duygusal değildir” gibi bir iddia bilimsel bir sonuç değildir. Sadece bazı araştırmalarda erkeklerin belirli durumları kadınlara kıyasla daha düşük düzeyde “özür gerektiren olay” olarak değerlendirebildikleri görülmüştür.
Schumann ve Ross'un 2010 yılında Psychological Science dergisinde yayımlanan iki çalışmasında kadınların erkeklerden daha fazla özür dilediği görülmüş, fakat önemli bir ayrıntı ortaya çıkmıştır: Kadınlar daha fazla özür dilemelerinin yanında daha fazla “rahatsız edici davranış” bildirmiştir. Özür gerektiren olayların oranına bakıldığında ise kadın ve erkekler arasındaki fark ortadan kalkmıştır. Araştırmacılar, temel farkın erkeklerin bazı olayları özür gerektirecek kadar ciddi görmemesi olabileceğini ileri sürmüştür. Sage Journals+1
Bu, günlük hayatta şöyle görünebilir:
Bir erkek metroda birinin ayağına hafifçe bastığında “pardon” deyip yoluna devam edebilir. Onun açısından iletişim tamamlanmıştır: hata fark edildi, karşı tarafa bildirildi ve düzeltildi.
Aynı olay başka bir kişi açısından ise “Pardon”dan fazlasını gerektirebilir. Karşı taraf özrün tonuna, yüz ifadesine veya davranışın ardından kişinin durup durmadığına önem verebilir.
Buradaki fark “erkekler kaba, kadınlar hassas” şeklinde açıklanamaz. Daha doğru açıklama, insanların bir davranışın sosyal ağırlığını farklı değerlendirebilmesidir.
Kadınların Bakış Açısı: Kelimenin İlişkisel Boyutu
Kadınların “pardon” veya özür ifadelerini daha duygusal ve toplumsal bağlamda değerlendirebildiğini söyleyen çalışmalar bulunuyor. Ancak bunu biyolojik veya değişmez bir kadın özelliği gibi görmek doğru olmaz.
Janet Holmes'un iletişim üzerine yaptığı araştırmalar, özürlerin yalnızca “hata yaptım” mesajı olmadığını; konuşmacının karşı tarafın alanına müdahale ettiğini fark ettiğini ve sosyal ilişkiyi düzenlediğini gösteriyor. Özür, bu nedenle bir tür sosyal nezaket stratejisi olarak da işlev görüyor. OUP Academic+1
Örneğin bir kadın iş arkadaşına:
“Pardon, sözünü kestim.”
dediğinde burada yalnızca konuşmayı bölme eylemini kabul etmek yoktur. Aynı zamanda “Seni dinliyorum, söz hakkına saygı duyuyorum” mesajı da bulunabilir.
Fakat aynı davranışı bir erkek de gerçekleştirebilir. Dolayısıyla mesele cinsiyetten çok kişinin iletişim tarzı ve bulunduğu sosyal çevreyle ilgilidir.
Üstelik 414 Türk ve Britanyalı üniversite öğrencisinin verilerini karşılaştıran Çiler Hatipoğlu'nun çalışması, cinsiyet ile özür davranışı arasındaki ilişkinin kültür ve sosyal çevreden bağımsız düşünülemeyeceğini gösteriyor. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri, kadınların ve erkeklerin her durumda geçerli tek tip iletişim biçimlerine sahip olmadığıdır. ResearchGate
“Pardon” ile “Özür Dilerim” Aynı Şey mi?
Bence tartışmanın en önemli noktalarından biri burası.
“Pardon” ile “özür dilerim” her zaman aynı ağırlığa sahip değildir.
Birinin yanından geçerken:
“Pardon.”
demek oldukça doğal ve hafif bir nezaket ifadesidir.
Ama bir arkadaşınızı ciddi biçimde kırdıktan sonra:
“Pardon.”
demek yetersiz kalabilir.
Böyle bir durumda “Seni kırdığım için özür dilerim” ifadesi daha açık bir sorumluluk kabulü içerir.
Bu nedenle “pardon” kelimesinin avantajı, küçük sosyal sürtüşmeleri düşük maliyetle çözmesidir. Dezavantajı ise ciddi bir olayda kullanıldığında yüzeysel veya kaçamak algılanabilmesidir.
Aslında iletişimde önemli olan kelimenin kendisinden çok, kelimenin olayın ağırlığıyla uyumlu olup olmadığıdır.
Veriler Bize Gerçekten Kadınlar Daha Çok Özür Diliyor mu Diyor?
Kısmen evet, fakat hikâye bundan daha karmaşık.
Schumann ve Ross'un araştırmasında kadınlar daha fazla özür bildirmiştir. Ancak kadınların daha fazla olay bildirmesi, özür gerektiren olayların oranında belirgin bir kadın üstünlüğü olduğu anlamına gelmemiştir. Araştırmacıların açıklaması, kadınların ortalama olarak bazı davranışları daha ciddi veya özür gerektirici değerlendirebilmesidir. Psikolojik Bilim Derneği